İsmail inledi kırıldı bacağım ,
Burası çok soğuk ben çok üşüdüm, anacığım
Kalmadı tükendi gücüm, mecalim
Kar boran tipi sarmadan hepimizi,
İçimize düşmeden bir acı sızı.
Yetişsin dostlar, donmadan bizi.,
Nerede kaldıysan merakta koyma bizi.
Uyan Erhan abi uyan, kendine gel abi
Dön gel Muhsin döngel,Döngel yaylasından,
Uyan Muhsin Başkan uyan,dayanamirem.
İsmail inletti durdu Keş Dağ'ını,
Ağzımın kalmadı tadı tuzu, anlatamirem,
Buz kesti yüreğim gibi, bedenimi çözemirem
Kimseye sesimi duyuramirem,''
Tükenmesin umutlar, bitsin artık yakılan şu ağıtlar.
Destan gibi döşenmesin mor mürekkeple sayfa sayfa beyaz boş kağıtlar
Yükselmesin acı duman, ana ocağın bacasından,
Dökülmesin hicranın gözyaşı al gül misali yar kucağından.
Döngel ağam dön gel, Döngel Yaylası’ndan
Miras sanıp avunmasınlar senin kara yasından,
Kargalar medet ummasınlar, mahşeri kalabalık senin dev naşından.
Döngel ağam döngel yaylasından dayanamirem bu nasıl afattır anlamirem,
Ne feryatlar, nede aramalar getirmedi sizi bize,
Çok çalışmaktan geldiniz göze.
Durum ortada ne gerek var söze.
Sanki iş var işin içinde, düş gördüm düş içinde
Çok yalvardım, dönemedi Döngel yayla'sından. Şahin Kayasından, Keş Dağ'ından.
Vazgeçip de ayrılmadı, çoktandır vuslata erdiği Mevla'sın dan.
Böyle hiç yanmamıştım senin için bir değil,
Dört minareden okunan duyduğum sala tu saladan.
Yinede döngel Ağam, Döngel Yaylasından
Yükselmesin acı duman, ana ocağının bacasından
Dökülmesin hicranın gözyaşı al gül misali yar kucağından.
28 Mart 2009
(Muhsin Yazıcıoğlu Dava Arkadaşıma ağıt).
Saat 15'45 de kesinleşti vuslatın Dr Ümran Dağaşan Özlük 1971 Hacettepeli