Merhum Muhsin Beyin ölümü üzerindeki sır perdeleri hala gizemini koruyor. Ama bazı gerçekler ölümüyle beraber gün yüzüne çıkmaktadır. Muhsin beyin Rahman-ı Rahime kavuşmasını, ben suikast şüphesini göz önüne alarak değerlendireceğim.
Bu şüpheyi üç başlık altında ele alacağım. Bunlar:- Kaza öncesi durum, -Kaza süreci ve Kazadan sonraki süreç.
Kaza öncesi süreç:
Merhum Muhsin Bey malumumuz ülkücü hareketin liderliğini yapmış, kendisini vatan hizmetine adamış bir vatan sevdalısıdır. Ülkü ocakları başkanlığı yapmış. Ülkemizin sancılı dönemlerinde sağduyusuyla ülkücüleri o zamanki kargaşadan, şiddetten korumaya çalışmıştır. Kenan evrenin darbesinden sonra Mamak cezaevinde beş buçuk yılı hücrede olmak üzre yedi buçuk yıl suçsuz yere cezaevinde yatmıştır. Cezaevinde kaldığı bu süreçte akıl almaz işkencelere maruz kalmıştır. Cezaevinde yaşadığı bu işkenceleri bir sohbette anlattığı Kezban Hatemi bundan etkilendiğini ve üzüldüğünü belirtmektedir. Bu darbeyi yapanlardan yüzlerce kez daha vatanını seven, vatan aşığı olan Muhsin Bey yedi buçuk yıllık hapisten sonra tekrar aramıza dönmüştür ve vatanına hizmete kaldığı yerden devam etmiştir.
Bu kısa bilgiden sonra suikast şüphelerine değinelim:
Muhsin bey vefat etmeden önce aksiyon dergisine verdiği bir röpörtajda şöyle diyor:- En ucuz, en garantili, en az riskli suikast yöntemi kazadır.
1. -Merhum Muhsin Bey hepimizin malumu 17 kez tarfik kazası geçirmiştir. Özellikle son yıllarda kendisinin ve muhterem eşlerinin geçirdiği trafik kazaları dikkat çekmektedir. Bir siyasetçinin bu kadar kaza geçirmesi dikkatimizi suikast şüphesini getirmektedir. Bu kazaların hepsinde de araçlarına çarpan araç kaçıp izini kaybettirmişlerdir.
1. -Kazadan sonra ortaya çıkan , Muhsin Beyin sağcı ve solcu aydınlarla bir toplantı yapma fikri.
Kendisini vatana hizmete adamış olan Muhsin Bey, vefatından önce yine Türkiyenin huzuru, refahı ve bazı sorunların çözümü için birçok sağ ve sol görüşlü aydınla buluşup bazı şeyleri görüşmek istemesi.bu görüşmelerden çıkacak sonuçları birilerini rahatsız edecek nitelikte olabileceği için bu endişelerden önceden kurtulmak istemiş olabilirler.
1. -Kazadan 10-15 gün önce yakın dostu Sayın Ali Bulaç’a verdiği bazı bilgiler zihinleri karıştırdı: Prof. Nevzat Tarhan bunu çok açıkca dile getiriyor: Tarhana göre: Özellikle şu bilgi çok önemli ve gözden kaçıyor. Yazıcıoğlu Sayın Bulaç’a “Bazı şeyleri seçimden sonra açıklayacağım” diyor. Benzer konuşmaları Uğur Mumcu da yapmıştı, akıbeti biliyoruz. Ergenekon davasında gizli tanık iddası doğru ise savcıların yapacağı daha çok iş var demektir.
1. -Tehdit telefonları:
Muhsin beyin vefatından önce birçok kez tehdit telefonlarının aldığı ortaya çıkmıştır. En son yine 15 gün önce tehdit telefonu almıştır. Bu tehdit telofonları devletin yetkili mercileriyle paylaşılmıştır. Sonucu malumumuz…..
1. -Büyük Birlik Partisini ve Alperen Ocaklarını bazı çevrelerin özelliklede Ergenekon terör örgütünün şiddet ortamına çekmeyi istemesi:
2. Ergenekon terör örgütünün ülkücü gençliği sokaklara şiddete çekme planları boşa çıkmıştır. Sayın devlet bahçelinin kararlı tutumuyla ülkücü gençler şiddete bulaşmamış, sokaklara dökülmemiştir. Ülkücü gençleri sokağa indiremeyen ergenakon terör örgütü, alperenleri sokağa çekmek istemiştir. Hatırlayacağımız gibi Hrant Dink cinayeti ve Yasin Hayal olayında bunu gözlemleyebiliriz.
1. -Muhsin Beyin Çalayancirit mitingi esnasında helikoterin havalanıp biryerlere gidip gelmesi:
2. Mitink esnasında kalkıp biryerler giden helikoptere bazı şeyler yapılmış olabilir. Pilota bişeyler yapılmış olabilir. Örneğim şüphe konusu olan pilotun zehirlenebilme olasılığıda söz konusudur.
3. Bir diğer şüphede: Yazıcıoğlu ile birlikte kazada hayatını kaybeden helikopterin pilotu Kaya İstektepe, Ergenekon'un tutuklu sanığı emekli Tuğgeneral Levent Ersöz'ün devre arkadaşı çıkmasıdır. Buda dikkatleri çeken bir objedir.
1. Kazadan önce yakın bi zaman da Muhsin Beyin laptopunu kaybolması. Bu laptopta önemli bilgilerin olması
1. Muhsin Beyin erkenekon davasında gizlik tanık olduğu iddiası
KAZA SÜRECİNDE YAŞANANLAR:
Bakımsız bir helikopter: Helikopterin bakımsız olması dikatimizi çekmektedir. Deneyimli bir plotun bakım yapmadan bir helikopterde uçması bu yolculukta siyasi bir lider olması dikkat çekmektedir. Helikopterin ait olduğu şirketin sahibinin Aydın Doğanın damadı olması da ayrıca dikkatlerimizi çekmektedir. Ayrıca kazadan sonra kanal d haberde Biranda haber programına telefonla bağlanan BBP avukatının konuşturulmadan sözünün kesilerek habere son verilmeside dikkatimizi çakmaktedir.
Seyahat edilmeyecek hava şartları: Hava seyahat edilemeyecek durumda iken pilotun hava tahminlerini almadan uçması. Yolculukta bu hava şartlarını gören pilotun zorunlu iniş yapmaması yada geri dönmemesi dikkatimizi çekmektedir.
Verilen yanlış koordinatlar: Helikopter düştükten sonra, yerinin belirlenmesinde her kafadan bir ses çıktı . Bir enformasyon kirliliği yaşandı. Adeta enkaz yeri bulunmamak için arandı. Enkazın bulunmaması için neredeyse her şey yapıldı. Kaza saatlerinde Kayseri Valisinin Anadolu ajansına verdiği haberde Muhsin Beyin durumunun iyi olduğu , ufak sıyrıklarla kazayı atlattığı ve şuurunun açık olduğu o saatlerde bölgede arama yapan köylülerin tam enkaza yaklaştıkları bir anda o alanda aramayı bırakmaları istenmiş. Köylüler kaza mahalline yaklaştıklarını yanık kokusu aldıklarını tam bu sırada kazazadeleri bulundu haberiyle bölgeyi terk ettiklerini açıklamışlardır.
Kaza yerininin bilgi teknolojileri tarafından 1 saat içinde tesbit edilip koordinatları devletin yetkili birimlerine iletildiği halde neden o koordinatların tam zıttı yönlerde arama çalışmaları yapıldı….
- Fransada çalışan Maraşlı bir vatandaşımız izin için memleketine gelmiş köyünde tatilini geçirirken,- kendi tabiriyle ne güzel ülkem var yer bembeyaz kar, göktede kırmızı helikopter geçiyoo… bundan sonra o vatandaşımız Muhsin beyin helikopterinin düştüğü habeini alıyor ve hemen 112, 155 ,156 yı arayarak etkilileri bilgilendiriyor. Fakat dikkate alınmıyor..
-İhlas Muhabirinin 112 ile konuşması:
Gazateci 112 yi arayıp konuştuğunda konuşmalarından şuurunun yerinde olduğunu görüyoruz. Bu konuşmada gazateci helikopterde kaç kişi olduklarını söylemeden, 112 deki bayanın helikoptedeki diğer beş kişinin durumlarını sorması!(helikopterde başka beş kişin olduğunu nereden biliyor)
Konuşma esnasında 112 deki görevlinin konuşmasındaki dikkatlerden kaçmayan acayiplik.
Yine konuşma esnasında gazatecini bu adamlarda kim demesi(enkazın koordinatları devletin yetkili mercilerinde olmasına rağmen tam zıt yönlerde arama yapılarak enkaz bölgesinden uzak kalınmış ve enkaza 3 gün sonra ulaşılmıştır. Gazatecinin kim bu adamlar yahu demesi burada bazı kişilerin gelip helikopter düştükten sonra orada bazı şeyler yaptığı şüphelerinide uyandırmaktadır).
KAZA SONRASI SÜREÇ
Bu kaza acaba tarihin sayfalarında ikinci bir eşref Bitlis vakasımı olacak. Kazadan önceki günlerde gazetelerde çıkan haberde erkenekon terör örgütü sanıklarının telefon konuşmalarında:’ bir düğmeye basarak uydudan istediği uçağı, helikopterini düşürebildiklerini, yolda giden bir arabayı bile kaza yaptırabilecekleri’ yer alıyor. Eşref Paşanın helikoprerinin düşüşünde bunu görebiliyoruz. Muhsin beyin düşen yada düşürülen helikopterinde bunuda göz önüne alarak değerlendirmeliyiz.
Sonuçta büyük birlik partisi yetkilileri suikast şüphesiyle savcılığa başvurdular.Pilotun zehirlenme olasılığı gibi idealar nedeniylede bazı tetkik sonuşlarınında sonucu bekleniyor.
Bu iddeaa ve şüpheler etrafında Muhsin Beyin Rahman-ı Rahime yürüyüşünün suikast ihtimali üzerinde durduk. Bizim dileğimiz biran önce bu iddeaların cevaplarının gün yüzünde çıkması. Bizim dileğimiz bu vaka ikinci bir Eşref Bitlis vakası olarak kalmaz ve olay bir an önce aydınlanır.
Muhsin beye ve diğer arkadaşlarına tekrar Allah rahmet eylesin mekanı cennet olmasını diliyorum. Ailesine ve bütün sevenlerinede sabır diliyorum….