Siz bakmayın bizim cildimizin yanık, sesimizin bozuk
olduğuna. Ellerimiz nasırlı da olsa yüreğimiz, bağrımız sağlam, sevdalarımız asildir.
Türk Milletinin aşığıyız biz. Türk Milletini medeni yapan
değerlerin aşığıyız.
O değerler ki, bir çok sıfırın başındaki bir gibidirler. Bir oldukça sıfır haneleri değer ifade eder. Bir olmazsa hiçbir ise yaramazlar.
Soyluluğu şahıslarda aramadık. Davalarda, mücadelelerde
aradık. En soylu davalarla destanlar yazdık. Zenginliği dünya malında değil, metaya tenezzülsüzlükte kabul ettik.
Davullu zurnalı düğünlerin barında, halayında mendil salladığımız kadar kavgalarda, işgencehanelerde, mahpuslarda da en önde olduk biz. "Siz yürüyün arkadan geliriz" demedik hiç.
Döneklik, kahpelik puştluk bizim lügatimizde yok. Biz bilmeyiz yol
arkadaşını satmanın ne demek olduğunu. Ancak vefayı sorarsanız, vefamız önce davasına vefa gösterendir.
Fikirleri lider, uluları önder edindik. Sonra bizi çocuğuna gösterdiği
şefkat ile seveni, babasına gösterdiği hürmet ile sayanı, yüreği çatal gibi, kalbi merhametli birisine emanet ettik.
Biz sana emanetiz. Tarihimiz sana emanet. Geleceğimiz sana emanet. Her şeyden önemlisi davamız sana emanet. Sesini yükselt, elini kaldır. Sık yumruğunu vur masaya.
Allah aşkına...
Ve haykır zalimlere inat, büyüklenenlere inat...
Allah'tan başka büyük ve Allah'tan başka galip yoktur diye!